Geri Bildirimler Görüş Bildir

Ebru U.

Sevgili Tuna Tüner .. Sadece 2 saat bırlıkte zaman gecırebıldıgım ama bu ıkı saatte yaptıklarıyla benı kendıne hayran bırakan adam!kendıme bıle ıtıraf edemedıklerımı ıtıraf ettırmekten öte , senı oturtup hayatını sana ızletıp "ıste bu " sun .. "Buna " ıhtıyacın var! Dıye hayatını sana ızleten adam. Bu cok kıymetlı ıkı saatte bana yapılan çalısmada canımı , oğlumu buldum.yapmam gereken seyı en net halıyle ,mutluluğa nasıl ulaşmamı gösteren sevgılı Tuna Tunere sonsuz teşekkürler.onu tanımamı sağlayıp benı ıyılestırmek ıcın elınden gelen herseyı yapan mükemmel ınsan Pınar Hanım'a sonsuz teşekkürler..

Dr. Berna Atay

UZMAN GÖRÜŞÜ

Merhaba sevgili dostlar!

Öncelikle sizlerin huzurunda kendimi tebrik etmek istiyorum... Bu tebrik aslında kendime olan sevgimdendir. Zaman zaman hepimiz, spiritüel konuşmalar yapıp ne kadar kendimizi sevdiğimizden bahsederiz ama bir türlü neyi deneyimlediğimizi fark etmeyiz. Sözlerimizin ve eylemlerimizin sorumluluklarından kaçarız. Üşeniriz başlamaya. Halbuki o “an” yalnız, şimdi ve burada, aslında bir başlarsak gerisi gelecek...

Benim de böyle bir hikayem var... Yıllarca üzerinde ihtisas yaptığım “Enerji Beden Hekimliği” çok şey öğretmişti bana. Entelektüel bilgime diyecek yoktu. İlginçtir, bir tıp doktoru olmama rağmen, Kuantum Fiziğine dalmıştım, insanın enerji bedenleri, aurası gibi Ortodoks Tıbbı’nda pek de bahsedilmeyen konular, kavramlar ile uğraşıyorduk.

Taaa çocukluk yıllarımdan beri Yaratan’ın ne olduğunu anlamaya takmıştım kafayı. Keşfetme ruhu beni önce geleneksel tababet ile sonra da Ortodoks Tıbbı’yla karşılaştırdı. Yaratan’ı bilimsel olarak tanımlamada acizliğe kapılsak da insanoğlu arayışını hep sürdürüyor, deneyler yapmaya devam ediyor ki en son CERN projesi bu meseleyi anlamak için değil mi? Tanrı’nın parçacıklarının ne olduğu konusundaki arayış, merak...

Hala Yaratan’ı aklımız almıyor ama hiç değilse kurallarını, kanunlarını, kainatın sistemini gittikçe anlamaya başladık gibi geliyor bana. Bu konuda da ışık tutan, kuantum fizikçileri başta geliyor. Gerçeklik anlayışımız kesinlikten çok esnek bir görecelik halini aldı. Tek bir gerçeklik var diye bilirken, artık her bireyin farklı bir gerçeklik olduğunu bugün kabul ediyoruz. Her şey ama her şey enerji diyoruz. Söz enerji, düşünce enerji, fizik bedenlerimizden öte başka enerji bedenlerimizin varlığı bir enerji. Bu enerji lafı yeri geliyor çok kafaları karıştırıyor. Eğer resme bütünsel bakabilirsek, bize çok şey söylüyor. Evrenin holografik yapısı, bizim ne kadar “sonsuz potansiyel”de neler yapabileceğimizi gösteren iyi bir delildir.

Hani, eskiden bir program vardı “Ben kimim?” İşte Kuantum Tıbbı, Kuantum Fiziği kendimizi tanımamıza ve de bu soruya cevap bulmamızda oldukça yardımcı oluyor.

Birçokları çekim yasasından bahsediyor. Kuantum düşünce teknikleriyle düşünme ve eyleme geçme kendinize ve sağlığınıza bütünsel bakmanıza yardım ediyor. Kendinizi yeniden keşfediyorsunuz ve ne kadar muhteşem varlıklar olduğumuzun farkına varıyoruz. İçimizde öyle bir güç, yetenek, bilgelik var ki, bütün yapmamız gereken uyumlanmak, rezone olmak.

Tuna Bey’le çalışırken, işte o çekim yasasıyla nasıl rezone olacağımızı, içimizde saklı-gizli hazineleri nasıl uyandıracağımızı, sevgi ile enerji seviyesini nasıl yükselteceğimizi, kendimizi olduğumuz gibi kabul edip sevmenin keyfini nasıl çıkartacağımızı anlıyorsunuz. O kadar pratik bir şekilde öğrenip uygulamaya başlıyorsunuz ki, işte “hayatla akmak” böyle bir şey olsa gerek deyip şükran duygularınız kendiliğinden evrene yayılıveriyor. Unutmayın, “benzer benzeri çeker”. Siz, bir kez kendinizi sevmeye başlarsanız, sonuçların tadına vardıkça, göreceksiniz ki, siz her şeyle aslında ‘Bir’siniz ve enerji seviyeniz yükseldikçe, hayat amacınıza odaklanıp misyonunuzu gerçekleştirdiğinizde, varlığınız sonsuzla birleşip kutsanacaktır.

Tuna Bey’e kendi yolculuğuma çıkarken ışığını benimle de paylaştığı ve elimi tuttuğu için huzurunuzda çok teşekkür ederim.

Şenay Y. D.

Tuna Tüner deyince aklımdan geçen ilk sözcükler, ''gönül vermek'' ve ''göze almak''....
Gönül vermek, çünkü işine aşık, ruhunun onu sürüklediği yere uzanmaktan çekinmeyen, kendini, kendi varlığını çoğaltmaya ve bütüne katkıda bulunmaya adamış bir insan.
Göze almak, çünkü ''yaşamak için ölmeyi göze almalısın''sözünün canlı kanıtı...

Bana kattıkların ve içindeki ışığı bizlere yansıtabileceğin bir hayat yolu seçtiğin için teşekkürler...

M.K.

2008 yazı benim için çok özel bir dönem oldu. Aslında kendimle ilgili sorgulamam ve bugüne kadarki hayatımda doğru gitmeyen bazı şeylerin altındaki nedenleri araştırmam 2007 yılında başladı. Daha sonra Tuna Tüner’in seminerine katıldım. O gün öğrendiklerimin benzerini daha önce de duymuş ve okumuştum, ama hiç bu kadar içten ve bu kadar bana doğrudan dokunan bir anlatım olmamıştı. Sanki artık istediğim her şey çok daha yakınımdaydı ve sadece benim kendimi geliştirmem yeterdi. Sonraları kendisi ve harika bir grup insanla Kuantum Drama seansına girdim. Orada işte o güne kadar özellikle ailemden bana bir yük ve çeşitli sorumluluklar olarak geçen şeylerin farkına vardım. Drama esnasında kendimi gerçekten özgürleştirmiş olmalıyım ki, ondan 2 gün sonra annem beni aradı. Ve hayatımda ilk kez benimle gerçekten bağımsız bir bireymişim gibi konuştu. Sanki dramada olan bitenden o da etkilenmişti. O günden beri buna benzer birkaç mucizevî gelişme daha oldu hayatımda. Bunların hepsi için size ve evrene J çok teşekkür ediyorum.

Gül K.

Sevgili Tuna Tüner,

Bu vesileyle sizinle yapmış olduğumuz Bireysel Seanslardan dolayı teşekkür etmek istiyorum. Hem bana çok değişik ve çok faydalı bir bakış açısı sunduğunuz için, hem Kuantum Drama seansında hayatıma açmış olduğunuz kapı için. O gün tüm geçmişimle ve ilişkilerimle yüzleşmek bana çok şey kattı! Her günü bu yeniden doğuşum için şükrederek gözlerimi açıyorum. Olumlamalarımla güne başlıyor, aynı şekilde günü bitiriyorum. Karşıma çıkan engellere bambaşka bakıyorum. Teşekkürler!