Drama`lardan örnekler.. #1

Drama'lardan örnekler..

#1
Yer: Ankara
Niyet: Bolluk-Bereket Açılımı

(Yavaş yavaş, hissederek okumanızı tavsiye ederiz.)

Danışanımız 50 yaşında kadın, eczacı. İşlerinin açılması ve bolluğunun artması talebiyle başvurdu. Borçlarını kapatabilmek ve feraha ulaşabilmeyi istediğini beyan etti.

Anamnez (Öykü)
TT: Hoş geldin, nedir niyetin?
Danışan: Hoş buldum, borçlarım var ve onlardan kurtulmak istiyorum.
TT: Ne iş yapıyorsun sorabilir miyim?
Danışan: Elbette. Eczanem var.
TT: Eşin ne iş yapıyor peki?
Danışan: Bir kurumda görevli.
TT: Devlet memuru o halde?
Danışan: Evet.
TT: Bir eczanenin korkulacak ne kadar borcu olabilir ki? İşlerin mi az?
Danışan: Biz yanyana 4 eczaneydik, karşımızda da sağlık ocağı vardı. Sağlık ocağı taşındı ve diğer eczaneler de kapattılar, ben kaldım.
TT: Nasıl bir yerde eczanen?
Danışan: Aslına bakarsanız şimdi semt eczanesi gibi bir durum sözkonusu. Karşımda bir site var, neredeyse sadece oraya hizmet ediyorum.
TT: Neden sen de taşınmadın?
Danışan: ??
TT: Pek ala. Bugün senin günün. Ne dilemek isterdin?
Danışan: Borçlarımdan kurtulmak isterdim.
TT: Bolluk-bereket olsun, işlerin artsın istemez miydin??
Danışan: Olur tabi. Bolluk olsun borçlarım bitsin.
TT: Sadece borçların bitse mutlu olur muydun?
Danışan: Evet, olurdum.
TT: Bugün senin günün, gerçekten daha fazlasını ister miydin?
Danışan: Evet isterdim. Borçsuz olmak iyi olsa gerek.
TT: Sürekli borçtan söz ediyorsun, bu kadar korkuyor olmanı anlıyorum. Odağını biraz daha fazlasına yöneltmek istiyorum. Zengin olmak ister miydin?
Danışan: (Kısa süre sessizlik.) İsterim.
TT: Bu bana daha iyi hissettirdi. Şimdi lütfen niyetini bizimle paylaş.
Danışan: Eczanemin daha fazla işlemesini ve borçlarımdan kurtulmaya niyet ediyorum.
TT: (Bir süre danışanın gözlerinin içine bakar. Gruptan kısık sesle destekler duyulur, "daha fazlasını iste!" TT onlara da bakar, grup susar.) 
Peki, bakalım neler oluyor?
(TT, öncelikle baba-annesini temsilen birer kişiyi ve kardeşleri temsilen de bir kişiyi alana alır. Kardeşlerin temsilcisi yere çöker ve yas tutarcasına oturmaya devam eder.)

TT: İflas eden kim?

Danışan: Nasıl yani?

TT: Alanda, parayla alakalı çok acı çekmiş, muhtemel bir iflas ya da kazık sonucunda acı çekmiş birini görüyorum, bu kim olabilir? (Bu sırada alana, danışanı temsilen bir kadın alır. Böylece temsil ayrılır. Ayrıca bir kişiyi daha ezcane-para'yı temsilen kaldırır.)

Danışan: (Kısa bir duraksamadan sonra) Dayım, Ömer Dayım!

TT: Hikayesini bizimle paylaşır mısın?

Danışan: Ömer Dayım annemlerin en büyüğü. Babaları o sıralarda ayakkabı boyacılığı yaparmış Tunalı'da, biraz zorunlu biraz kendi isteğiyle sanırım dayım da babasıyla birlikte çalışmaya başlamış. Caddede karşılıklı çalışırlarmış, sanırım yaşı 14-15. Durumları iyi değil, kiralık bir evde tüm kardeşler yaşarlarmış. Sonra bir şekilde dayım bir kurutemizleme dükkanı açmış. İşleri çok iyi olmuş. Öyle ki, ilk evlerini satın bile almışlar. O yıllar tabi şimdiki gibi sigorta olayları yok. Tam her şey çok iyi gidiyorken, bir gün dükkana hırsız girmiş ve tüm kıyafetleri, çarfaşları vb çalmış. Bunlar  konsoloslukların mallarıymış. (Duygulanıyor) Sonra tabi yeni alınan ev başta olmak üzere her şey satılmış ancak az da olsa hala borç kalmış. Dayım çok kötü olmuş ve bir süre sonra o zaman furya da var malum, işçi vb olmak umuduyla Almanya'ya gitmiş. Öğrendik ki, orada alkole vermiş kendini, doğru dürüst de çalışamamış ve yalnız bir şekilde de vefat etmiş.. (Grupta duygulanma ve derin bir sessizlik)

TT: Yaşadığı acı büyük olsa gerek.. (Bu sırada, danışanın babasının temsilcisi hafif uzakta ve çaresiz gözlerle durmaktadır. Danışanımızın temsilcisi de dayının başında duran annenin arkasında.)

Gel, seninle birlikte dayıcığını onurlandıralım. Ailesi için kendini feda edercesine oluşan kaderini birlikte anlayalım. Kayıplarla birlikte açığa çıkan müthiş acıyı da hissedelim. (TT, danışanı yerinden alana alır ve temsilcisini de teşekkür ederek yerine oturtur.)

Şimdi lütfen sen de dayıcığının karşısına eğil ve gözlerinin içine bak. (Danışan duygulanır) Ve ona de ki "Dayıcığım, teşekkür ederim."

(Danışan, çok saygılı ve içten bir teşekkür ettikten sonra rahatlar. Dayısıyla birlikte ayağa kalkarlar ve annelerine dönerler.)

Şimdiyse anneceğinin gözlerinin içine bak ve lütfen ona da teşekkür et. (Danışan aynı şekilde annesine de teşekkür eder ve birlikte sarılırlar. Herkes ortak bir acıyı görmüş, onurlandırmıştır ve temsilciler dahil gözyaşlarını tutamazlar.)

(Danışanın anne ve babası yan yana gelirler, para-eczaneyi temsil eden yaklaşır ve doğrudan onlara bakar. TT, danışanı anne babasının karşısına getirir ve para-eczaneyi de içine alacak bir konuma yerleştirir.)

Şimdi, anne ve babana bak lütfen. Ve tane tane de ki, "Sizden gelen her şeyi onurlandırıyorum. Siz olmasaydınız ben olmayacaktım." (Danışan derin bir "oh" çeker ve TT ile yüz yüze gelir. Ardından, "ilk defa" para ve eczanenin temsilcisini çok net bir şekilde görür, onlara yaklaşır ve kucaklaşırlar. Danışan son derece rahat bir şekilde TT'ye döner ve teşekkür eder. TT de ona sarılır ve yavaşça yerine alır.)

TT: (Gruba dönerek) Bize yaşam ve bakım veren ailelerimize görünmez bağlarımız vardır. Özellikle acılardan bugünlere gelenlerde bir şekilde kendimizi borçlu hissederiz. Borçluluk genellikle bir haldir. Onu yaratan görünmez sebepleri görürsek, en azından bundan sonra borçluluğa olan ihtiyacımız ortadan kalkabilir. Ailenin ortak hafızasındaki "borçtan acı çekme", muhtemelen danışanımızın bolluğa odaklanması perdeliyor. Üstelik "batmaktan korkma" onu sürekli az'da ve borç'ta tutuyor bile olabilir.. 

Şimdi, (Danışana bakarak) 50 yaşında bir yetişkin olarak işini yapmalı ve artık kendin için de birşeyler istemelisin.

Hepimize bolluk-bereket olsun..

Geribildirim: Bu drama, 14 Şubat 2016 tarihinde yapıldı. 1 Mart 2016'da danışanımızdan şu şekilde haberler aldık. Drama'nın ertesi gününde bir bankadan telefon geldiğini ve faizsiz kredi aldığını. Borcunu kapamak için gerekli miktarı tam karşılamadığını ancak akşam "tesadüfen" annesinin arayıp tam aradaki meblağ kadar parayı kendisine yarın ulaştırmak istediğini söyledi. :) Ayrıca, bir süre sonra Ankara'daki üzücü patlama olayının akabinde yıllar sonra Ömer Dayı'nın (görüşülmüyordu) oğlunun danışanımızı arayıp durumunu merak edip ve aynen "Babamla sen en son ne zaman görüşmüştün?" diye sorduğunu bildirdi..

 

Kendisine bundan sonraki yaşamında bolluk-bereket diliyor ve yine her zaman elimizden gelen her şey ile yanında olduğumuzu bilmesini istiyoruz. Katılımıyla bize kattıkları için de ayrıca teşekkürlerimizi sunuyoruz..

Not 1: Bu paylaşım için danışanımızdan grup önünde rızası istenmiş ve kendisi de uygun bulmuştur.

Not 2: Bu yazı, dramatik yapıyı anlaşılabilir kılması için sadeleştirilmiştir. "O an"ki çalışmadan farklılık gösterebilir.

Not 3: Mezun ve öğrencilerimiz için, daha önce katıldığınız dramalardan, paylaşmak istediklerinizi bu formatla bize ulaştırabilirsiniz.

Yaşamlarımızdaki "açılımların" hepimiz için artarak çoğalması dileğiyle..


Tuna Tüner

Kuantum Drama Tekniği Geliştiricisi ve Uygulayıcı Eğitmeni

www.tunatuner.com


Kuantum Drama hakkında bilgi için: http://bit.ly/1OVarKV

Şehrinizde en yakın zamandaki çalışma için: http://www.tunatuner.com/ajanda.html

Çalışma tarihlerini ve bu tür paylaşımları takip etmek için: http://bit.ly/1OVatT4

 

 


Makale arşivi için tıklayınız →